“İkinci Pasaportunu da Alacaksın, Oranın Siyasi Yaşamında da Etkin Olacaksın”

12/03/2010

27 Şubat Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen “Türk, Soydaş ve Akraba Topluluklarının kurmuş oldukları, Sivil Toplum Örgütleriyle Buluşma Yemeği” ‘nde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik birer konuşma yaptılar…

Başbakanlığa bağlı kurulacak “Dış Türkler Başkanlığı”’yla ilgili “Yurtdışı Türkler Kanun” tasarısının TBMM’e sevk edildiğinin müjdelendiği yemeğe Dünya Türk İş Konseyi Koorditörlüğü, DTİK Bölge Komiteleri başkan ve üyeleri yanında Dünya Türk İş Konseyi Bölge Meclis üyeleri de katılım sağladılar.

Başbakanlıktan edinilen bilgiye göre yaklaşık 1750 kişinin katılım sağladığı davette; Türk Ocakları Başkanı Nuri Gürgür, Avrupa’daki Türkleri temsilen Avukat Mustafa Yeneroğlu, Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Turhan Gençoğlu, Türk Amerikan Dernekleri Federasyon Başkanı Kaya Boztepe, Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Mustafa Abdülmecit Kırımoğlu, Belçika Milletvekili Mahinur Öztürk, Azerbeycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar, Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Sırbistan Devlet Bakanı Süleyman Uglanin da birer konuşma yaptılar. Konuşmacıların hepsi böyle bir davet düzenledikleri için Başbakan’a ve Faruk Çelik’e teşekkür ederken, ‘Dış Türkler Başkanlığı’ kurulması yönündeki gelişmelerin yurtdışında heyecanla ve sevinçle takip edildiğini belirttiler.
SİZ GÜLDÜĞÜNÜZ ZAMAN BİZ KAHKAHA ATARIZ”

Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, çoşkulu konuşması sırasında yurtdışından Türkiye’deki her gelişmenin sıkı olarak takip edildiğini ifade ederek, duygularını şöyle dile getirdi: “‘Siz Ankara’da güldüğünüz zaman biz Balkanlar’da kahkaha atarız. Siz üzüldüğünüz zaman biz bangır bangır ağlarız. Her zaman bu ülke için kanımız, canımız fedadır”. Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar, asırlardır orada yaşamalarına rağmen dinlerini, dillerini hiç unutmadıklarını vurgulayarak, ”Gökyüzünde her zaman yıldızları ve ayı gördük. Türkiye Cumhuriyeti her zaman arkamızda, bunu Kosova’nın bağımsızlığında gördük. Sizler var oldukça, bizler de daha güçlü olacağız diye konuştu. Brüksel Parlamentosu’nun Türk asıllı milletvekili Mahinur Özdemir, ”Yaklaşık 40 yıl önce Avrupa’ya gittik, şimdi bir Türk ve Belçikalı milletvekili olarak aranızdayım dedi. Azerbaycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimova, dünyadaki bütün Türk soydaşların güçlerini birleştirmeleri gerektiğini, böylece seslerinin daha güçlü çıkacağını ve Türk sorunlarının daha kolay çözüleceğini belirtti. KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgülgün, konuşmasında, atalarının 1571’de Kıbrıs’a göç ettiğini belirterek, o yıldan beri Kıbrıs’ta Türk varlığını yaşatmak için büyük mücadeleler ve çok sayıda şehit veren Kıbrıs Türk halkı adına herkese selam ve saygı getirdiğini söyledi. Özgülgün, ”Kıbrıslı Türkler olarak Kıbrıs’ta doğduk, büyüdük. Biz Türküz, büyük Türk ulusunun bir parçasıyız, bundan da büyük gurur duyuyoruz dedi. Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyon Başkanı Turhan Gençoğlu ise zaman kısıntısı yüzünden konuşmasında yer vermediği Rumelili Türklerin sorunlarını bir dosya içinde Başbakan’a iletti.
YURTDIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZ BİZİ ÖRNEK ALIRLAR

Konuşmacılardan sonra kürsüye çıkan, Devlet Bakanı Faruk Çelik ‘Biz birlik olursak, yurtdışındaki vatandaşlarımız da bizi örnek alırlar’ diyerek kurulacak olan ‘Dış Türkler Başkanlığı’’nın önemini vurgularken; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bu buluşmanın hem tarihi hem de coğrafi arka planıyla ve değişik ülkelere yayılan vatandaşlarımızla aynı geleceği inşa etme açısından dikkat çekici olduğunu ifade etti.Bu buluşmanın köklü bir zemine dayanığını dile getiren Davutoğlu, Türkiye’nin tarihi arka planına yeni bir unsur daha eklendiğini, bunu da 50 yıl önce Anadolu topraklarından göç ederek, Batı Avrupa’ya, Amerika’ya rızık peşinde gidenlerin oluşturduğunu dile getirdi. Davutoğlu, rızık peşinde gidenlerin, sonra kültürlerinin, inançlarının ve dinlerinin gelecek nesillere aktarılmasının peşine düştüklerini ifade ederek, onların kimlikleri, sorumlulukları, gelecek nesillerinin sorumlulukları ve vebalinin de Türkiye’nin üzerinde olduğunu vurguladı. 

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

AB içinde ve AB Konseyinde, oradaki vatandaşlarımızın haklarını takip etmek üzere çok etkin bir eylem planı yürütüyoruz. AB’ye entegrasyon süreci, sadece bir devletin uluslar üstü bir yapıya entegrasyon süreci değildir. Türkiye’nin AB’ye yapacağı katkı hem kültürel hem siyasi hem ekonomiktir. Avrupa ülkelerindeki vatandaşların, o ülkelere büyük bir kültürel katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Aynen Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkaslar’daki dost ve komşu ülkelerdeki gibi, sizlerin dostluk köprüleri oluşturmanız gibi, Batı Avrupa’daki vatandaşların Türkiye’nin AB sürecinin öncüleri olmasını bekliyoruz.”

“İKİNCİ PASAPORTUNU DA ALACAKSIN, ORANIN SİYASİ YAŞAMINDA DA ETKİN OLACAKSIN”

En son kürsüye çıkan Başbakan Erdoğan ise Türk, soydaş ve akraba topluluklarına hitaben, ”Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, bizim yüreklerimiz ortak çarpıyor‘ dedi.

Son yedi yılda Başbakan olarak 81 ülkeye 233 ziyaret gerçekleştirdiğini, Afganistan’dan Belçika’ya, Japonya’dan, Moğolistan’dan, Lübnan, Yemen ve Irak’a kadar birçok ülkede temaslarda bulunduğunu anlatan Erdoğan, gittiği her ülkede o ülkenin devlet başkanları, başbakanları ve üst düzey yetkililerinin kendisine ülkelerinde yaşayan Türklerin çalışkanlığı, dürüstlüğü ve başarılarından övgüyle söz ettiklerini kaydetti.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, işadamlarının, soydaşların, öğretmen ve öğrencilerin, işçilerin ve müteahhitlerin hem kendilerinin hem de vatandaşı oldukları ülkenin adete medar-ı iftiharı haline geldiklerini vurgulayan Erdoğan, Türk müteahhit firmalarının dünyada 225 firma içinde 51 firma ile birinci sırada gelen Çin’in ardından 31 firma ile ikinci sırada bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, çifte vatandaşlığa karşı çıkmanın temel hak ve özgürlüklere karşı çıkmak olduğunu belirterek, Avrupa’da temel hak ve özgürlükler kapsamında yasak koyan ülkeler bulunduğu gibi çifte vatandaşlığı kabul eden ülkeler de olduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, ”Fakat bakıyorsunuz benim vatandaşıma Allah selametlik versin. Ben diyor ‘Çifte vatandaş olmam’. Mesela Fransa. Çifte vatandaş olmuyor. Niye olmuyorsun? ‘Ben onların pasaportunu taşımam‘ diyor. Onlara adeta bir din değiştirmek gibi geliyor. Bu konuda sivil toplum örgütlerine çok büyük görev düşüyor. Sen ikinci pasaportunu da alacaksın ve oranın siyasi yaşamında da etkin hale geleceksin. Bu konuda rahat olun. Çift pasaport taşımak seni asli kimliğinden uzaklaştırmaz, merak etme diye konuştu.

AMAÇ YENİ BİR BÜROKRATİK OLUŞUM BAŞLATMAK DEĞİLDİR

Erdoğan, AB üyesi ülkelerde oranın vatandaşı olarak yaşayan Türk sayısının 5.5 milyon civarında olduğunu kaydetti. Erdoğan, bu rakamın AB üyesi olan kimi ülkelerin nüfusundan kat kat fazla olduğuna işaret ederek, on yıllarca emeğiyle teriyle çabalarıyla ve özverili gayretleriyle Avrupa’daki Türklerin, bulundukları ülkelerin inşası ve imarına katkı verdiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Oralarda dil öğrendiniz, eğitim aldınız, o ülkelerin vatandaşı oldunuz. Parlamentolarına girdiniz. Yerel yönetimlerinde görevler üstlendiniz. Avrupa Parlamentosunda yer aldınız. Kabinelere giriyorsunuz, daha ileri, daha ileri, daha ileri… Hem sosyal hem siyasi yaşamda bizim kardeşlerimiz, soydaşlarımız, vatandaşlarımız yerini alacaktır. Hiçbir zaman bize asosyal olmak yakışmaz, siyaset dışı kalmak yakışmaz. Sizler Türkiye ile Avrupa arasında adeta bir köprü oldunuz.”
Başbakan Erdoğan, dünyanın neresinde olursa olsun her bir vatandaşın yalnız olmadığını hissettiğini ve hissedeceğini belirterek, şöyle konuştu:
”Bulunduğunuz ülkelerde siz iyi bir vatandaş olmakla birlikte Türk kültürünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta birer büyükelçisi gibisiniz, bunu böyle biliniz. Büyükelçilerin sorumluluğu neyse sizin sorumluluğunuz da odur. Bugün dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor. Sadece Cumhuriyetimizin vatandaşları olarak değil, tüm soydaşların tam bir dayanışma içinde olması, bulunduğunuz ülkeleriniz adına son derece önemli.
TBMM’ye sevk edilen Yurt Dışı Türkleri Kanun Tasarısı’nın büyük önem arz ettiğini belirten Erdoğan, ”İnşallah bununla birlikte bu koordinasyon dünya genelinde farklı bir heyecanla, farklı bir takiple sürdürülecektir. Amaç, yeni bir bürokratik oluşum başlatmak değildir. Hizmeti önde tutuyoruz ve buna göre bir yapılanma getiriyoruz. Sizlere çok daha hızlı ve kaliteli hizmet vermenin yollarını arıyoruz diye konuştu.

Kaynak: DTİK

Sayın Faruk Çelik ve Hotiad Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Turgut Torunoğulları


Sayın Faruk Çelik ve Hotiad Yönetim Kurulu Üyesi Sayın İbrahim Atilla

HOTİAD’a Ankara’dan Ziyaret

10/03/2010

Katılımcılar: Bayram Kocaman (Heyet Başkanı), Kürşat Alp Kocaman, Sarım Semerkant, Nuri Caner, Bayram Şahin, Erol Oktay, Ali Hikmet Kahraman, Ahmet Namoğlu, Berkin Lütfi Kocaman, Sami Buhar,  Faruk Özdem Yıldırım.

 

Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları Dış Ticaret Bakanı zafer Çağlayan ve Hollandalı Bakan Frans Heemskerk’in söylemleri iş dünyasını rahatlattı

09/03/2010


Hollanda Türk İşadamları  Derneği HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları,iki bakanın samimi, içten söylemleri ve icraatlarının kendilerini oldukça memnu ettiğini dile getirdi.Torunoğulları, iki gün süren görüşmelerde gerek baş başa gerekse toplu görüşmeler ve resepsiyonlarda iki bakan ile HOTİAD olarak yararlı birer görüşme yaptıklarını dile getirdi.Turgut Torunoğulları “Genelde Avrupa Birliği Ülkelerinde özelde ise Hollanda’da yapılanmasını tamamlamış, aktif bir gelişme sağlayan, pazar paylarını sürekli artıran yenilikçi, ileri görüşlü ve yeni iş sahalarına el atan Türk işadamları, sosyal ve ekonomik güçlerini HOTİAD çatısı altında birleştirerek güçlü bir birliktelik oluşturmayı hedefliyoruz.Türkiye ile Hollanda ve Türkiye ile diğer Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliğini teşvik ve takip etmek,Bilgiyle anlayışının gelişmesini teşvik ve takip etmek,Üyelerini bulundukları ülkelerdeki ekonomik olanaklar ve fırsatlar konusunda aydınlatmak ve onlara rehberlik etmek,

Üyelerinin girişimlerini desteklemek, Türk-Hollanda ve Avrupa makamlarına karşı çıkarlarını savunmak,Kendi üyeleri arasındaki dayanışma duygusunu pekiştirmek, üyeleri ile Türkiye- Hollanda Avrupa Birliği ülkelerindeki ekonomik örgüt ve kurumlar arasındaki ilişkileri geliştirmek ve özendirmek istiyoruz.Bildiğiniz gibi DTİK (Dünya Türk İşadamları Kurultayı) Avrupa Komite Başkanlığı’mın ardından yoğun olan tempom daha da arttı. Bu son dönemde Avrupa’nın çeşitli ülkelerine Sayın Cumhurbaşkanımız’dan bakanlarımıza kadar bir çok üst düzey katılımcılar geldi. Kendileriyle kişisel olarak görüşmelerimde  HOTİAD olarak isteklerimizden de söz ettim.

2010 yılında daha güçlenerek çıkarak hep beraberce yolumuza devam edeceğiz

Bu yoğun tempo içerisinde özellikle HOTİAD penceresinden düşündüğümüzde ‘DTİK başkanlığımın’, HOTİAD’ın belirlemiş olduğu hedeflerde çok iyi bir rol üstlenebileceğini düşünüyor ve bu doğrultuda da çalışmalar yapıyorum. Umarım bu çalışmalarım doğrultusunda HOTİAD için belirlemiş olduğumuz yolları bundan sonra daha rahat aşmış oluruz. Bildiğiniz gibi 2004 yılında başlattığımız HOTİAD, ihtiyaçtan öte bir zorunluluktu. 2009 yılı hatıralarımıza baktığımızda dünyadaki krizi,bankaların batışını, 100 yılık firmaların yok oluşunu üzülerek izledik.Biliyorsunuz kriz başlamadan önce ‘Kriz önleme timi’ kuralım demiştim ve bunun için de krizden sağlıklı çıkmak için 17 maddelik tavsiye programı hazırlamıştık, geniş bilgi HOTİAD’ın 2009 yılı Maastrich dergisinde yer

almaktadır. Zaman zaman bu konuları kendi aramızda tartıştık. Amacımız bu krizi işadamlarımızın daha çok düşünerek, tartışarak ve işlerine daha çok Zaman ayırarak ucuz atlatmalarını sağlamaktı. Bu gün görüyorum ki HOTİAD ailesi çöken bulutların içindeki yıldızların kayıp olmasını beklemedi, harekete geçerek kendileri birer yıldız oldu. Böylesine büyük bir aile birbirine destek olduğu sürece hiç de iyi görünmeyen 2010 yılında daha güçlenerek çıkarak hep beraberce yolumuza devam edeceğiz.Hollanda ile Türkiye arasında ikili ilişkilerin artmasına HOTİAD olarak çaba göstereceğiz.”

Zaman, Lahey

Hollanda Türk İş Dünyası Atakta

09/03/2010

Hollanda Türk İşadamları Derneği HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları, Dış Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ve Hollandalı meslektaşı Frans  Heemskerk ile yaptığı görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada, “Her iki Bakan ile yaptığım görüşmelerde Türkiye ile Hollanda ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliğini teşvik ve takip etmek, bilgiyle anlayışının gelişmesini teşvik ve takip etmek,üyelerini bulundukları ülkelerdeki ekonomik olanaklar ve fırsatlar konusunda aydınlatmak ve onlara rehberlik etmek, üyelerinin girişimlerini desteklemek, Türk-Hollanda ve Avrupa makamlarına karşı çıkarlarını savunmak, kendi üyeleri arasındaki dayanışma duygusunu pekiştirmek, üyeleri ile Türkiye- Hollanda Avrupa Birliği ülkelerindeki ekonomik örgüt ve kurumlar arasındaki ilişkileri geliştirmek ve özendirmek istediğimizi belirttim. Bildiğiniz gibi DTİK (Dünya Türk İşadamları Kurultayı) Avrupa Komite Başkanlığı’mın ardından yoğun olan tempom daha da arttı. Bu son dönemde Avrupa’nın çeşitli ülkelerine Sayın Cumhurbaşkanımız’dan bakanlarımıza kadar bir çok üst düzey katılımcılar geldi. Kendileriyle kişisel olarak görüşmelerimde  HOTİAD olarak isteklerimizden de söz ettim.”

Torunoğulları açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu yoğun tempo içerisinde özellikle HOTİAD penceresinden düşündüğümüzde,  DTİK Başkanlığımın, HOTİAD’ın belirlemiş olduğu hedeflerde çok iyi bir rol üstlenebileceğini düşünüyor ve bu doğrultuda da çalışmalar yapıyorum. Umarım bu çalışmalarım doğrultusunda HOTİAD için belirlemiş olduğumuz yolları bundan sonra daha rahat aşmış oluruz. Bildiğiniz gibi 2004 yılında başlattığımız HOTİAD, ihtiyaçtan öte bir zorunluluktu. 2009 yılına baktığımızda, dünyadaki krizi, bankaların batışını, 100 yılık firmaların yok oluşunu üzülerek izledik.Biliyorsunuz, kriz başlamadan önce, ‘Kriz önleme timi’  kuralım demiştim ve bunun için de krizden sağlıklı çıkmak için 17 maddelik tavsiye programı hazırlamıştık. Zaman zaman bu konuları kendi aramızda tartıştık. Amacımız bu krizi işadamlarımızın daha çok düşünerek, tartışarak ve işlerine daha çok Zaman ayırarak ucuz atlatmalarını sağlamaktı. Bu gün görüyorum ki, HOTİAD ailesi, çöken bulutların içindeki yıldızların kayıp olmasını beklemedi, harekete geçerek kendileri birer yıldız oldu. Böylesine büyük bir aile birbirine destek olduğu sürece hiç de iyi görünmeyen 2010 yılında daha güçlenerek çıkarak hep beraberce yolumuza devam edeceğiz.Hollanda ile Türkiye arasında ikili ilişkilerin artmasına HOTİAD olarak çaba göstereceğiz.”

T