Güçlü sesimiz HOTİAD

16/03/2010


 

Genelde Avrupa Birliği Ülkelerinde özelde ise Hollanda’da yapılanmasını tamamlamış, aktif bir gelişme sağlayan, pazar paylarını sürekli artıran yenilikçi, ileri görüşlü ve yeni iş sahalarına el atan Türk işadamları, sosyal ve ekonomik güçlerini HOTİAD çatısı altında birleştirerek güçlü bir birliktelik oluşturmayı hedeflemiş bulunmaktadırlar.

Güçlü, kollektif çalışmayı bilen, etik değerlere saygılı, toplumsal bütünlüğe önem veren bir sivil toplum kuruluşu olan HOTİAD, üyelerinden ve üye adaylarından, iş ve işlevlerini, kendisine ve misyonuna uygun, kendisinden beklentileri ve ileriye dönük stratejik hedeflerini büyük bir azim ve kararlılıkla takip ve tanzim edeceğine ilişkin güven veren özellik ve nitelikte olmalarını dilemekte ve beklemektedir. HOTİAD, kurum olarak Avrupa ve diğer ülkelerdeki Türk işadamlarına etkinlik, işlerlik ve saygınlık kazandırmayı kendine ilke edinen kişilerin oluşturduğu bir kurumdur.

İş Dünyası İle Eğitim Dünyası El Ele

14/03/2010

 Hollanda Tűrk İşadamları Derneği (HOTIAD), Hollanda’da vatandaşlarımızın gerek sosyal ve kűlturel gerekse ekonomik ve eğitim anlamında gelişmelerine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.

Hotiad Başkan Yardımcısı Faruk Halıcı’nın organize ettiği “İş Dünyası İle Eğitim Dünyası El Ele” toplantısına, Hollanda’da akademik çalışmalarını sűrdűren Akademisyenlerimizi, Öğrenci Dernekleri Platformu (LOTS), Diğer Öğrenci Dernekleri, Üniversiteli öğrenciler, işadamları ve Basın temsilcilerini bir araya getirerek Atlas Hotel konferans salonunda gerçekleştirdi.

Türkiye’nin. Lahey Bűyűkelçisi Uğur Doğan, Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ Deventer Baskonsolosu Nihat Erşen ve Milletvekilleri Fatma koşer Kaya (D66), Keklik Yücel (PvdA) Lots başkanı Ahmet Talan , Almanya T.D Platformu Başkanı Saadettin Tüzun konuşmacı olarak katıldı.Toplantıyı ayrıca Büyükelçilik yetkilileri Hotiad yönetimi ve üyeleri içlerinde Akademisyen ve üniversite öğrencilerininde bulunduğu çok sayıda davetli takip etti.

Davetlilere hoşgeldin diyen Hotiad Genel Başkanı Turgut Torunoğulları daha sonra konuşmasını şöyle sürdürdü “Hollanda’da birleştirici, bir araya getirici ve uzlaştırıcı anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Hotiad sadece ekonomik ve iş dünyası ile sınırlı kalmayıp Hollanda’da vatandaşlarımıza gerek sosyal kültürel ve ekonomik gerekse eğitim anlamında gelişmelerine yönelik çalışmalar gerçekleştirmekte.

Hollanda güçlü ekonomisini öncelikle uygulamaya koydugu eğitim politikalarına borçludur. Türk insanı olarak bizlerinde eğitimde Hollanda geleneğinden alacağımız dersler olmalıdır. Hotiad olarak eğitimin ve öğrencilerimizin her zaman yanında olacağımızın müjdesini buradan vurgulamak istiyorum”. Bu toplantıdan son derece memnuniyet duyduğunu dile getiren Başkonsolos Esen Altuğ “Eğitim çok önemli varmak istediğimiz yere eğitimsiz varamayız. Genç neslimizi eğitimle beslemeleyiz. Öğrenciler akademisyenlerimizin bugün burada buluşmasından mutluluk duyuyorum”.

D66 Türk kökenli milletvekili Fatma Koşer Kaya, “Büyük ve orta ölçekli işletmelerin içinde yer almalıyız. Bu güçlenmemiz açısından büyük önem taşımakta. Benim sizlerden ricam gittiğiniz bu tür toplantılara yanınızda bir de Hollandalı iş adamı götürün”. Ülkesel Türk talebe kuruluşları organizesi (LOST) başkanı Ahmet Talan, “Geçtiğimiz yıl biraraya gelerek bugünün temelini attık. Bugün burada büyüklerimizin huzurunda onlarında desteği ile birlikte çalışmanın başlanğıcını yapıyoruz”.

Büyükelçi Uğur Doğan “Değerli konuklar bilindiği üzere halen Avrupa’da yaşayan Türk nüfusu 5 milyona yaklaşmıştır. Bu rakamda Avrupa nüfusunun ve iş gücünün binde birine denk gelmektedir. Buradaki Türkler çok önemlidir. internet çağında özellikle bu network ağlarından yararlanarak akademisyenler ve iş adamları nasıl bir araya geldiyseler, internette oluşacak network ilede birbirimizle bağlantılı olabileceğimizi sanıyorum. Bizim bütün güvence ve inancımız, her iki toplumun en güzel değerlerini alarak öncelikle yaşadıkları Hollanda toplumuna saygılı birinci sınıf bireyler olmaları noktasıyla, geldikleri ülkenin kültürü ve lisanıyla birlikte mecz etmiş çok değerli bireyler olarak ortaya çıkmalarını istiyoruz. bir gün bir Hollandalı bakan bana bir örnek verdi. İsmini soylemeyeceğim birisini kastederek, anne ve babasi okuma yazma bilmeyen birisinin bugün geldigi yer çok önemlidir. Ben burada 6 aylık geçirdiğim süre içinde gördümki sorunlarımız olmakla birlikte buradaki Türk topluumunun önü açıktır, istikbali açıktır. hem Hollanda’ya hemde Türkiye’ye önemli derecede katkı verecek tarzda emin adımlarla istikbale doğruyürümektedirler.” dedi.

Yalçın Çakır, Spijkenisse

“İkinci Pasaportunu da Alacaksın, Oranın Siyasi Yaşamında da Etkin Olacaksın”

12/03/2010

27 Şubat Cumartesi günü İstanbul’da düzenlenen “Türk, Soydaş ve Akraba Topluluklarının kurmuş oldukları, Sivil Toplum Örgütleriyle Buluşma Yemeği” ‘nde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Devlet Bakanı Faruk Çelik birer konuşma yaptılar…

Başbakanlığa bağlı kurulacak “Dış Türkler Başkanlığı”’yla ilgili “Yurtdışı Türkler Kanun” tasarısının TBMM’e sevk edildiğinin müjdelendiği yemeğe Dünya Türk İş Konseyi Koorditörlüğü, DTİK Bölge Komiteleri başkan ve üyeleri yanında Dünya Türk İş Konseyi Bölge Meclis üyeleri de katılım sağladılar.

Başbakanlıktan edinilen bilgiye göre yaklaşık 1750 kişinin katılım sağladığı davette; Türk Ocakları Başkanı Nuri Gürgür, Avrupa’daki Türkleri temsilen Avukat Mustafa Yeneroğlu, Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu Başkanı Turhan Gençoğlu, Türk Amerikan Dernekleri Federasyon Başkanı Kaya Boztepe, Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Mustafa Abdülmecit Kırımoğlu, Belçika Milletvekili Mahinur Öztürk, Azerbeycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar, Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Sırbistan Devlet Bakanı Süleyman Uglanin da birer konuşma yaptılar. Konuşmacıların hepsi böyle bir davet düzenledikleri için Başbakan’a ve Faruk Çelik’e teşekkür ederken, ‘Dış Türkler Başkanlığı’ kurulması yönündeki gelişmelerin yurtdışında heyecanla ve sevinçle takip edildiğini belirttiler.
SİZ GÜLDÜĞÜNÜZ ZAMAN BİZ KAHKAHA ATARIZ”

Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, çoşkulu konuşması sırasında yurtdışından Türkiye’deki her gelişmenin sıkı olarak takip edildiğini ifade ederek, duygularını şöyle dile getirdi: “‘Siz Ankara’da güldüğünüz zaman biz Balkanlar’da kahkaha atarız. Siz üzüldüğünüz zaman biz bangır bangır ağlarız. Her zaman bu ülke için kanımız, canımız fedadır”. Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar, asırlardır orada yaşamalarına rağmen dinlerini, dillerini hiç unutmadıklarını vurgulayarak, ”Gökyüzünde her zaman yıldızları ve ayı gördük. Türkiye Cumhuriyeti her zaman arkamızda, bunu Kosova’nın bağımsızlığında gördük. Sizler var oldukça, bizler de daha güçlü olacağız diye konuştu. Brüksel Parlamentosu’nun Türk asıllı milletvekili Mahinur Özdemir, ”Yaklaşık 40 yıl önce Avrupa’ya gittik, şimdi bir Türk ve Belçikalı milletvekili olarak aranızdayım dedi. Azerbaycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimova, dünyadaki bütün Türk soydaşların güçlerini birleştirmeleri gerektiğini, böylece seslerinin daha güçlü çıkacağını ve Türk sorunlarının daha kolay çözüleceğini belirtti. KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgülgün, konuşmasında, atalarının 1571’de Kıbrıs’a göç ettiğini belirterek, o yıldan beri Kıbrıs’ta Türk varlığını yaşatmak için büyük mücadeleler ve çok sayıda şehit veren Kıbrıs Türk halkı adına herkese selam ve saygı getirdiğini söyledi. Özgülgün, ”Kıbrıslı Türkler olarak Kıbrıs’ta doğduk, büyüdük. Biz Türküz, büyük Türk ulusunun bir parçasıyız, bundan da büyük gurur duyuyoruz dedi. Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyon Başkanı Turhan Gençoğlu ise zaman kısıntısı yüzünden konuşmasında yer vermediği Rumelili Türklerin sorunlarını bir dosya içinde Başbakan’a iletti.
YURTDIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZ BİZİ ÖRNEK ALIRLAR

Konuşmacılardan sonra kürsüye çıkan, Devlet Bakanı Faruk Çelik ‘Biz birlik olursak, yurtdışındaki vatandaşlarımız da bizi örnek alırlar’ diyerek kurulacak olan ‘Dış Türkler Başkanlığı’’nın önemini vurgularken; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bu buluşmanın hem tarihi hem de coğrafi arka planıyla ve değişik ülkelere yayılan vatandaşlarımızla aynı geleceği inşa etme açısından dikkat çekici olduğunu ifade etti.Bu buluşmanın köklü bir zemine dayanığını dile getiren Davutoğlu, Türkiye’nin tarihi arka planına yeni bir unsur daha eklendiğini, bunu da 50 yıl önce Anadolu topraklarından göç ederek, Batı Avrupa’ya, Amerika’ya rızık peşinde gidenlerin oluşturduğunu dile getirdi. Davutoğlu, rızık peşinde gidenlerin, sonra kültürlerinin, inançlarının ve dinlerinin gelecek nesillere aktarılmasının peşine düştüklerini ifade ederek, onların kimlikleri, sorumlulukları, gelecek nesillerinin sorumlulukları ve vebalinin de Türkiye’nin üzerinde olduğunu vurguladı. 

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

AB içinde ve AB Konseyinde, oradaki vatandaşlarımızın haklarını takip etmek üzere çok etkin bir eylem planı yürütüyoruz. AB’ye entegrasyon süreci, sadece bir devletin uluslar üstü bir yapıya entegrasyon süreci değildir. Türkiye’nin AB’ye yapacağı katkı hem kültürel hem siyasi hem ekonomiktir. Avrupa ülkelerindeki vatandaşların, o ülkelere büyük bir kültürel katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Aynen Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkaslar’daki dost ve komşu ülkelerdeki gibi, sizlerin dostluk köprüleri oluşturmanız gibi, Batı Avrupa’daki vatandaşların Türkiye’nin AB sürecinin öncüleri olmasını bekliyoruz.”

“İKİNCİ PASAPORTUNU DA ALACAKSIN, ORANIN SİYASİ YAŞAMINDA DA ETKİN OLACAKSIN”

En son kürsüye çıkan Başbakan Erdoğan ise Türk, soydaş ve akraba topluluklarına hitaben, ”Tarih ve talih bizi ayrı coğrafyalara dağıtmış olabilir ama bizim gönüllerimiz bir, bizim yüreklerimiz ortak çarpıyor‘ dedi.

Son yedi yılda Başbakan olarak 81 ülkeye 233 ziyaret gerçekleştirdiğini, Afganistan’dan Belçika’ya, Japonya’dan, Moğolistan’dan, Lübnan, Yemen ve Irak’a kadar birçok ülkede temaslarda bulunduğunu anlatan Erdoğan, gittiği her ülkede o ülkenin devlet başkanları, başbakanları ve üst düzey yetkililerinin kendisine ülkelerinde yaşayan Türklerin çalışkanlığı, dürüstlüğü ve başarılarından övgüyle söz ettiklerini kaydetti.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, işadamlarının, soydaşların, öğretmen ve öğrencilerin, işçilerin ve müteahhitlerin hem kendilerinin hem de vatandaşı oldukları ülkenin adete medar-ı iftiharı haline geldiklerini vurgulayan Erdoğan, Türk müteahhit firmalarının dünyada 225 firma içinde 51 firma ile birinci sırada gelen Çin’in ardından 31 firma ile ikinci sırada bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, çifte vatandaşlığa karşı çıkmanın temel hak ve özgürlüklere karşı çıkmak olduğunu belirterek, Avrupa’da temel hak ve özgürlükler kapsamında yasak koyan ülkeler bulunduğu gibi çifte vatandaşlığı kabul eden ülkeler de olduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, ”Fakat bakıyorsunuz benim vatandaşıma Allah selametlik versin. Ben diyor ‘Çifte vatandaş olmam’. Mesela Fransa. Çifte vatandaş olmuyor. Niye olmuyorsun? ‘Ben onların pasaportunu taşımam‘ diyor. Onlara adeta bir din değiştirmek gibi geliyor. Bu konuda sivil toplum örgütlerine çok büyük görev düşüyor. Sen ikinci pasaportunu da alacaksın ve oranın siyasi yaşamında da etkin hale geleceksin. Bu konuda rahat olun. Çift pasaport taşımak seni asli kimliğinden uzaklaştırmaz, merak etme diye konuştu.

AMAÇ YENİ BİR BÜROKRATİK OLUŞUM BAŞLATMAK DEĞİLDİR

Erdoğan, AB üyesi ülkelerde oranın vatandaşı olarak yaşayan Türk sayısının 5.5 milyon civarında olduğunu kaydetti. Erdoğan, bu rakamın AB üyesi olan kimi ülkelerin nüfusundan kat kat fazla olduğuna işaret ederek, on yıllarca emeğiyle teriyle çabalarıyla ve özverili gayretleriyle Avrupa’daki Türklerin, bulundukları ülkelerin inşası ve imarına katkı verdiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Oralarda dil öğrendiniz, eğitim aldınız, o ülkelerin vatandaşı oldunuz. Parlamentolarına girdiniz. Yerel yönetimlerinde görevler üstlendiniz. Avrupa Parlamentosunda yer aldınız. Kabinelere giriyorsunuz, daha ileri, daha ileri, daha ileri… Hem sosyal hem siyasi yaşamda bizim kardeşlerimiz, soydaşlarımız, vatandaşlarımız yerini alacaktır. Hiçbir zaman bize asosyal olmak yakışmaz, siyaset dışı kalmak yakışmaz. Sizler Türkiye ile Avrupa arasında adeta bir köprü oldunuz.”
Başbakan Erdoğan, dünyanın neresinde olursa olsun her bir vatandaşın yalnız olmadığını hissettiğini ve hissedeceğini belirterek, şöyle konuştu:
”Bulunduğunuz ülkelerde siz iyi bir vatandaş olmakla birlikte Türk kültürünün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta birer büyükelçisi gibisiniz, bunu böyle biliniz. Büyükelçilerin sorumluluğu neyse sizin sorumluluğunuz da odur. Bugün dayanışma her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor. Sadece Cumhuriyetimizin vatandaşları olarak değil, tüm soydaşların tam bir dayanışma içinde olması, bulunduğunuz ülkeleriniz adına son derece önemli.
TBMM’ye sevk edilen Yurt Dışı Türkleri Kanun Tasarısı’nın büyük önem arz ettiğini belirten Erdoğan, ”İnşallah bununla birlikte bu koordinasyon dünya genelinde farklı bir heyecanla, farklı bir takiple sürdürülecektir. Amaç, yeni bir bürokratik oluşum başlatmak değildir. Hizmeti önde tutuyoruz ve buna göre bir yapılanma getiriyoruz. Sizlere çok daha hızlı ve kaliteli hizmet vermenin yollarını arıyoruz diye konuştu.

Kaynak: DTİK

Sayın Faruk Çelik ve Hotiad Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Turgut Torunoğulları


Sayın Faruk Çelik ve Hotiad Yönetim Kurulu Üyesi Sayın İbrahim Atilla